12:00-16:00 Odaların tahsisi ve serbest zaman değerlendirme (Tanışma, sohbet, yürüyüş, gezinti, sportif etkinlikler)
16:00-16:30 Açılış konuşması Dr. Ehsan Saleh
16:30-17:30 Prof. Kasbolet Dzamikov
17:45-19:00 Akşam yemeği
19:15-19:25 Murat Kanşat eşliğinde Faruk Kanşat’tan şarkılar
19:25-20:10 Prof. Dr. Feidi Umar Mahmud
20:10-20:30 Omar Faruk Tamzok
20:30-21:00 Soru cevap
21:00’den itibaren Murat Kanşat eşliğinde Faruk Kanşat’tan şarkılarla birlikte serbest zaman değerlendirmesi
- Düğün (Cegu)
- Gurupsal oyunlar
- Sohbetler (Zexes)
- Masatenisi
- Bilardo
- Langırt vs.
31.05.09 Pazar günü
07:45-09:00 Kahvaltı
09:15-09:45 Anatoli Kodzokov
09:45-10:30 Zuryat Güney
10:30-11:45 Dr. Necdet Hatam
11:45-12:00 Soru cevap
12:00-13:00 Öğle yemeği
13:00-17:45 Serbest zaman değerlendirmesi
- Gezinti, yürüyüş
- Gurupsal sohbetler (Zexes)
- Gurupsal oyunlar
- Çocuklarla ilgili etkinlikler
- Sportif etkinlikler
* Masatenisi
* Langırt
* Bilardo
* Basketbol
* Voleybol
* Futbol vs.
17:45-19:00 Akşam yemeği
19:15-20:00 Bilal Edis
20:00’den itibaren Guğue Müzik Gurubu ve devamında serbest zaman değerlendirmesi
- Düğün (Cegu)
- Gurupsal oyunlar
- Sohbetler (Zexes)
- Masatenisi
- Bilardo
- Langırt vs.
01.06.09 Pazartesi günü
07:45-09 Kahvaltı
09:00’dan itibaren vedalaşma
Not: Odaların saat 09:00’a kadar boşaltılması gerekiyor.
12:00-16:00 Zimmerübergabe und freie Gestaltung ( Kennenlernen, Unterhaltungen, Wanderung, Spaziergang, sportliche Aktivitäten )
16:00-16:30 Eröffnungsrede durch Dr. Ehsan Saleh
16:30-17:30 Prof. Kasbolet Dzamikov
17:45-19:00 Abendessen
19:15-19:25 Lieder, gesungen von Faruk Kanşat mit instrumentaler Begleitung von Murat Kanşat
19:25-20:10 Prof. Dr. Feidi Umar Mahmud
20:10-20:30 Omar Faruk Tamzok
20:30-21:00 Frage - Antwort
ab 21:00 Freie Gestaltung mit musikalischer Begleitung durch Faruk Kanşat und Murat Kanşat
- Tanz (Cegu)
- Gruppenspiele
- Diskussionen / Unterhaltung (Zexes)
- Tischtennis
- Billard
- Kicker
- u.a.
Sonntag, 31.05.09
07:45-09:00 Frühstück
09:15-09:45 Anatoli Kodzokov
09:45-10:30 Zuryat Güney
10:30-11:45 Dr. Necdet Hatam
11:45-12:00 Frage - Antwort
12:00-13:00 Mittagessen
13:00-17:45 freie Gestaltung
- Wanderung, Spaziergang
- Gruppendiskussionen, - unterhaltungen
- Gruppenspiele
- Aktionen für Kinder
- Sportliche Aktivitäten
* Tischtennis
* Kicker
* Billard
* Basketball
* Volleyball
* Fußball
* u.a.
17:45-19:00 Abendessen
19:15-20:00 Bilal Edis
ab 20:00 Musik Gruppe Guğue und freıe Gestaltung
- Tanz (Cegu)
- Gruppenspiele
- Diskussionen / Unterhaltung (Zexes)
- Tischtennis
- Billard
- Kicker
- u.a.
Montag, 01.06.09
07:45-09:00 Frühstück
ab 09:00 Verabschiedung
Notiz: Die Zimmer müssen um 09:00 Uhr verlassen sein.
Zu Ihrer / Eurer Kenntnis: Die Kapazität von 150 Personen in der Jugendherberge Torfhaus ist voll erschöpft. Wir danken für Ihr / Euer Verständnis.
Föderation der Tscherkessischen Kulturvereine in Europa
Application
of Executive Committee of International Circassian Association
Dear compatriots!
Executive Committee of International Circassian Association addresses to you in view of the approaching historic day. 145 years have passed since end of one of the longest and bloodiest wars in the history of our country: the war of Tsarist Russia to conquer North Caucasus. Like any war, it caused deaths, sufferings and privations for many people and whole nations.Circassian people suffered losses more that others, with kindred Abkhazo-Abazins.
Caucasian war became a national catastrophe for the Circassian people. The war took away hundreds of thousands of lives, put the brakes on the socio-political development. Nine tenths of all survived had been expelled from their historical motherland. About 700 thousands of Adigs live in the North Caucasus, while more than 6 million of them live abroad.
Historical processes are irreversible, but national memory keeps the tragedy of that war. No matter how many years may separate us from those events, duty of memory for heroes, martyrs and sacrifices of that war, for outcasts-muhadgir – our forefathers, is sacred. We shall always remember sacrifices made by our people and have compassion upon them with filial devotion.
Historical turns of the XIX century scattered Adigs all over the world. They inevitably ruined of hundredsof thousands of lives of our compatriots. But the Circassian people could revive. It has statehood within Russian Federation. Sufferings that fell to the lot of more then one generation of exiled compatriots, only shatered feelings of involvment in affairs and destinies of historical motherland. Today Adig (Circassian) diaspora, is a strong organization with recognized.
It is unimaginable for our people to profit from the memory of the past for momentary and what is worse mercenary ends. We must not forget that the war finished in 1864 and many years of joint social and cultural development of all peoples of Russia, which now constitute united civil society of our country.
Remembering to the past, today's generation of Adigs (Circassians) is not going to turn its back upon the future. Considerations on thefuture make us realise there is no absolutely opposite and discordant approach to history.
That is why, it is important to study the past in full as a joint experience all Adigs and all Russian rather than break a lance over it. We stude and know our history to control our future but not to surrender to the past.
Today we have everything for a better a confident future, a democratic FederalState, that is getting stronger and stronger, an experience of solving the most critical problems of interethnic relations, understanding of everlasting value of peace and integrity, strategy of economic development, aiming at peoples interests. That is why we are able to look bravely into the past of our country, without keeping silent about such pages of the history of the Circassian war. The memory of the war does not separate, but unites us.
On these memorable and sorrowful days International Circassian Association, advocating for integrity and unity of Russia, considers it necessary in to address to the president of the Russian Federation, the Federal Assembly, the Government of the Russian Federation with request to working out and accept a special Program on overcoming consequences of the Circassian war for the Circassian people.
We need it to achieve understanding and solve questions of repatriation of our compatriots on the federal level and through the corresponding international organizations. One of the most important aspects of the problem is simplification of citizenship procedures for our compatriots, who wish to return to their historic motherland.
There are other problems giving rise to consern. Unjustified heroization of general-conquerors in some regions of the South Federal District, together with anniversary celebrations, connected with toponyms (especially on the Black Sea coast of the Caucasus, on Kavminvods), linked with the epoch of the Tsar conquest cause great political and emotional tension. Actions of such a character turn historical memory to one of conflict-causing factors in the North Caucasus. Federal authorities must stop the process to consolidate all people of the Russian Federation.
21 May is not only the day of the national sorrow and memory of the Adigs (Circassian), but also the day, when looking back at historical way, we can say: nobody is forgotten and nothing is forgotten, life is keeping going, and there is the place our people deserved in it!
President of the
International Circassian
AssociationK.F. Dzamikhov
21.11.2008
Abhazya'ya ulaşım ambargosu kaldırılsın!
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamına,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na,
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Makamına,
Aşağıda imzaları bulunan bizler akrabalık, dostluk ve iş ilişkisi içinde bulunduğumuz Abhazya Cumhuriyeti'ne gidiş-gelişlerimizin kolaylaştırılması için Trabzon-Sohum deniz ulaşımının yeniden açılmasını ve İstanbul-Sohum hava ulaşımının sağlanmasını talep etmekteyiz.
Bilindiği üzere, 1991 yılında başlatılan Trabzon-Sohum gemi seferleri Abhazya-Gürcistan savaşı nedeniyle 14 Ağustos - 30 Eylül 1993 arasında kesintiye uğramış, savaştan hemen sonra yeniden sağlanan ulaşım, 1995'de uygulamaya konulan ambargo yüzünden durdurulularak günümüze kadar kapalı bırakılmıştır.
Yine bilindiği üzere Abhazya'ya ambargo uygulaması geçen yıl Rusya tarafından kaldırılmıştır. 1993'den beri "de-facto" bağımsız ülke olarak varlığını sürdüren Abhazya, 26 Ağustos 2008'de Rusya'nın ve 4 Eylül 2008 tarihinde Nikaragua'nın tanımasıyla uluslararası hukuk açısından "de-jure" bağımsız ülke olmuştur.
Trabzon-Sohum deniz ulaşımı ve İstanbul-Sohum hava ulaşımı bizlerin Abhazya'ya gidiş-gelişini kolaylaştırmaktan öte Türkiye'nin Abhazya ve diğer Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri ile ilişkilerine büyük katkı sağlayacaktır. Abhazya, Türkiye ile ilişkilerini geliştirmek ve hâlâ Rusya sınır kapısından ibaret bulunan dünya ile bağlantı imkânını çeşitlendirmek istemektedir. Hiç kuşku yok ki, Türkiye'den Abhazya'ya doğrudan ulaşım imkânının sağlanması, Abhazya'yı ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel açıdan Türkiye'ye yakınlaştıracak en etkin yoldur.
Türkiye'nin sesimizi duyarak, Abhazya'ya yönelik ambargoyu kaldıracağına ve bize en kısa süre içinde Abhazya'ya doğrudan ulaşım imkânları sağlayacağına inanıyor, bu yönde atılacak adımların takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.
Saygılarımızla,
13.09.08
Davetiye
Oyten Çerkes Kültür Derneğinin ev sahibliğinde iftar
yemeği verilecektir.
13.9.2008 günü Hamburg, Hannover Çerkes Dernekleri
ve hemşehrilerimiz iftar yemeğine davetlidirler.
Katılımın yoğunluğu iftar soframıza tat ve neşe kata-
caktır.Bu vesile ile Ramazan ayınız mubarek olsun.
Dr. Ihsan Saleh
Tel: 04207-4461 26.8.2008
Değerli Başkan Sergey Bagapş,
Uzun bir mücadeleden sonra, en doğal hakkınız olan '' Halklar kendi
kaderlerini kendileri tayın ederler'' ilkesi doğrultusunda egemenliğinizi ilan etmeniz bizleri
sevince boğdu, sizleri kutluyoruz.
1991 den itibaren demokratik yollarla sorunların çözülmesini isteyen
Abhazya, Gamzahurdıa iktidarı savaşla yanıt vermiştir.Aynı tarzda Şewarnadze savaş etmiştir.
Atlantik ve Avrupa destekli Saakaşvilli Abhazyayı inkar ederek Gürcü
eğemenliğine almak istemiştir.'' Gürcüstan gürcülerindir'' faşist söylemi ilke edinen
yönetiçiler, diğer halklarıda asimile etmede her türlü baskıyı uygulamışlardır.Ahısha türklerini eski yerlerine dönmelerini Avrupa Birliğine taahut eden Saakaşvilli, Ahıska türklerin kimliklerini inkar ederek Gürcü olduklarını söylemeleri şartını koşmuştur.
Bu antidemokratik, halkları inkar eden çağ dışı faşist, diger ülkeleri
ilhak etmeyi ilke edinen Gürcü hükümetlerini destekleyen
ABD, BM, AB, AGİT,NATO gibi kuruluşları
insan hakları ve demokrasi adına kınıyoruz,'' Abhazya Gürcistan Değildir'' diyoruz.
Sayın Başkan, bildiğiniz gibi 1991 deki savaşta Abhazya halkının tarihi
haklılığını, kanıtlar ve belgelerle, Almanya'nın değişik yerlerinde haftalar süren seminerler,
bilgilendirme günleri ve basın toplantısı yapılmıştır. Görülen odur ki, Abhazyanın haklılığı
söylenmesine karşın kendi çıkarlarını ön çıkararak, Abhazyanın bağımsızlığını kabul
etmemektedirler.
Değerli Başkan, sizlerin ''Abhazya Halkları'' söyleminiz, halklara ve
demokrasiye olan inançın teminatıdır.Bu teminat çerçevesinde Abhazyanın dirençi her zorluğu
yeneçeğine güvenimiz sonsuzdur.
Bu anlamda örnek bir ülke olacağına inanıyoruz.
Bağımsızlığınızı kutlar ve selamlarız.
Avrupa Çerkes Dernekleri Federasyonu Başkanı
Dr. Ihsan Saleh
Saygı değer Başkan Eduard Kokoytı,
Güney Osetya halkının yok edilmesi için bu güne kadar Gürçülerce
sürdürülen baskılar kabul edilemez.Yaptığınız çağrılara karşı barış gö-
rüşmelerden kaçan Saakaşvilli, bir baskınla binlerçesinin ölümüne
karar vermiş dunyaya gerçek yüzünü göstermiştir.
Agit gözetimindeki barıştan kaçan Saakaşvilli olmasına karşın,
batı dunyasının görmemezlikten gelmeri, amaçlarının neler olduğunu
ortaya açıkca koymaktadır.
Demokrasiyi içine sindiremiyen, halkları inkar edenler tarih sayfalarında
suçlular olarak geçeçeklerdir.Gürcistan ve yandaşları suçludurlar.
Değerli Başkan, Sizler tarihi sorumluluğınızı halkınız adına yerine
getirdiniz.Zorla yanyana halkların yaşamasının imkansiz olduğunu
dünyaya duyurdunuz.Rusya Federasyonu Başkanı D.Medvedev' in:
'' Tüm dünyanında Moskova yolunu takip etmeli'' acıklamasını tüm
dünya duymalıdır. Güney Osetyanın eğemenliği halkların saygı
ve onurudur.
Bizler, sizlerin halkınız adına başarınızı,eğemenliğinizi selamlıyor
ve kutluyoruz.
Avrupa Çerkes Dernekleri Federasyonu Başkanı
Dr.Ihsan Saleh
Kamu oyuna:
Orta asyadan başlayan göçler ile kuzey kafkasların otokton ve en eski halkları, devamlı baskıya maruz kalmışlardır.
Hanlar, çarlar, kolonyalist imparatorluklar, jeopolitik önemi olan kafkasları işgal etmek için asırlar süren savaşlar yapmışlardır.
Güçlü devletlerin savaş arenası haline getirilen kuzey kafkasların haritaları zamanla değişikliklere uğramıştır.
Sovyetler döneminde halklar özerklik ve cumhuriyetler gibi doğal olan haklarını elde etmişlerdir.
Fakat Stalin döneminde yeniden bir yapılanmaya gidilmiş ve Abhaz - Güney Osetya toprakları Gürcistana eklenmiştir.
Sovyetlerin dağılması ile ortaya çıkan yeni yapılanma döneminde Abhazlarında diğer halklar gibi kendi bağımsızlık ve cumhuriyetlerini
ilan etmeleri , o zamanki ve daha sonraki gürcü hükümetleri tarafından bir savaş nedeni oluşturmuş ve akabinde Abhazların bağımsızlığıyla
neticelenmiştir.
Aynı zamanda Güney Osetlerin özerk cumhuriyet istemleride, Gürcü hükümetlerince kabul görmemiş, aksine Gürcü baskisi daha da artırılarak
Güney Osetya halkı için cekilmez bir ortam oluşturulmuştur.
Saakaşvilinin son günlerdeki Güney Osetyaya saldırısı kabul edilemez.
Saakaşvilinin hala Abhazya ve Güney Osetya toprakları ile Stalin döneminde oluşturulan bir Gürcistanı isteme ve diretme
arzusu da kabul edilemez.
Güney Osetya ve Abhazya Gürcü toprakları değildir.
Gürcü toprak bütünlüğü, Abhazya ve Günez Osetya ile tamamlanamaz.
Her halk kendi kaderini kendisi tayın etmelidir.
Sorunlar dondurularak çözümlenemez.
Küçük halkların aleyhine olan çözümler, çözüm olamaz.
Dileğimiz sorunlara, insan hakları ve özgürlükler çerçevesinde çözüm aranmalıdır.
Avrupa Çerkes Kültür Dernekleri FederasyonuAn die Öffenlichkeit :
Seit Beginn der Völkerwanderungen aus Mittelasien standen die Urvölker des Kaukaus unter Druck.
Die Khane und Zaren, wie auch andere kolonialistische Reiche führten jahrhunderte lange Kriege um den geopolitisch enorm wichtigen Kaukasus zu erobern.
Der Nordkaukaus wurde zum Schlachtfeld der Großmächte, die diese Gebiete wieder und wieder neu aufteilten.
Zu Sowjetischen Zeiten konnen die Völker einen autonomen Status oder sogar den Status einer Republik erlangen.
In der Stalinistischen Zeit jedoch kam es erneut zur Umstrukturierung des Kaukasus und der Angliederung Abchasiens und Südossetiens an Georgien.
Nach dem Zerfall der Sowjetunion erklärten - wie auch andere ehemalige Sowjetstaaten - die Abchasen ihre Unabhängigkeit.
Dies wurde von allen georgischen Regierungen seither als Kriegserklärung angesehen.
Dennoch erlangten die Abchasen ihre Souveränität.
Zur gleichen Zeit forderte Südossetien für sich den Status der Autonomie, was jedoch durch harte Sanktionen von georgischer Seite bestraft wurde.
Die georgische Aggression gegeüber Südossetien durch Präsident Saakashvili ist nicht hinnehmbar.
Ebenso seine Vorstellung eines Georgiens einschließlich Abchasiens und Südossetiens, wie es von Stalin konstruiert wurde.
Südossetien und Abchasien sind keine georgischen Gebiete.
Die territoriale Einheit Georgiens wird Abchasien und Südossetien nicht einschließen können.
Alle Völker sollten ihr Schicksal selbst definieren.
Die Probleme könne nicht durch Stagnation gelöst werden.
Entscheidungen, die gegen die kleineren Völker getroffen werden, können keine Lösung bringen.
Wir erhoffen uns eine Lösung auf der Grundlage der Menschenrechte und der Freiheitlichkeit.
Föderation der Tscherkessischen Kulturvereine Europas
26.08.2008
ABHAZYA ve GÜNEY OSETYA
B A Ğ I M S I Z
HALKLARIN KENDİ KADERLERİNİ TAYIN ETME VE
ULUSLARARASI HUKUKA UYGUNLUĞUNU belirten
Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Dımıtri Medvedev
G.Osetya ve Abhazyanın bağımsızlığını resmen tanıdı.
D. Medvedev diger devletlere Moskovayı takip etmelerini,
G. Osetya ve Abhazyanın bağımsızlıklarını tanımaları
için çağrıda bulundu.
G.Osetya ve Abhazyanın bağımsızlığını kutluyoruz.
Avrupa Çerkes Kültür Dernekleri Federasyonu Başkanı
Dr. Ihsan Saleh
21 Mayıs 1864 Büyük Çerkes Sürgünü Yas ve Anma günü, Mayıs 2007 deki sonuç Bildirgesi
Dünyanin en eski halkı olan Çerkesler Kuzey Kafkasyanın otokton halkıdır. Çerkesler Sarmatlardan Hazarlara, Alanlardan Perslere, Cengiz Handan Aksak Timura ve Kırım Hanların sayısız saldırı, işgal girişimlerine maruz kalmışlardır.
18. yy da sömürgeci Etnosentrizm düşünce temeline dayalı ülkelerin savaş arenası olmuştur. 150 seneden fazla süren savaşlar 21 Mayıs 1864 te Çerkeslerin � ninin yurtlarından sürülmesiyle sonuçlanır.
Kolonyalist - Emperyalist ülkelerin başında gelen Rus Çarlığı - Osmanlı Imparatorlugu - Ingiltere Krallığı - Fransa gibi güçlü devletlerin Asya, Afrika ve Avrupada ki paylaşım sevdalılığı, Çerkeslere benzeri olmayan trajedileri yaşamalarına sebeb olmuşlardır. Anayurtları olan Çerkesya yaşadıgı dış saldırılar neticesinde sınırları defalarca degişiklige uğramış, demografik yapıları benzeri olmayan tarzda şekillenmiştir.
Bilindigi gibi sömürgeci devletler işgal yada dışsal kontrol altında tuttukları bölgelerde doğal kaynaklara, iş güçlerine, pazarlarına el koydukları kadar dini ve sosyo-kültürel yapılarada baskılar uygulamışlardır. Yaptıklarını meşrulaştırmak adına sömürdükleri ulusların halklarından kendi halklarını daha üstün bir sınıfa koymuşlardır.Amaçlarına ulaşmak için her şeyi yapabilirliklerini kendilerine hak saymışlardır.
Işgal - sömürgeleştirme - köleleştirme yok etme savaşların olmazsa olmazları oldugu gibi; Iç dinamizmi yıkmak, kendilerine bağlamak için kişileri mevkilerle ödüllendirerek, tarihte onarımı olamıyacak neticelere sebebiyet vermişlerdir.
Çerkes halkını 1864 ve günümüzdeki konuma düşüren tek suçlu olarak Kolonyalist-Emperyalist savaşları gösteremeyiz, suçlu bir değil bir kaçtır.Bu bağlamda sürgüne sebebiyet veren ülkelerin yanı sıra nufuz sahibi olan ve Osmanlı sarayında mevki almış olan Çerkeslerde trajedinin sorumlularıdır.
Gün geçtikce ele geçen belgeler Çerkes halkını kimlerin ve ne amaçlı kullandıklarını açıkca ortaya koymaktadır. Ki, o günki devletler ve onların devamı olan bu günün devletleri sürgünle neticelenen Çerkeslerin var olabilmelerini sağlamakla yükümlü olurlar.
Başta Rusya Federasyonu - Ingiltere - Türkiye olmak üzere tarihsel hataların sorumluluk bilincinde olmalı, bu ülkelerin hiç biri, bir diğerine hakemlik rölünü oynamamalı, tarihsel hatalarını telafi etmelidirler. Uyğar dünyanın tarihsel hataları uyğarca çözeceğine inanıyor ve bekliyoruz.
Sürgünle gerçeklesen iskan politikası diasporadaki Çerkeslerin asimileye ilk adımlarını oluşturmuştur. Çerkeslerin kolu olan Ubıh�;lar bunun bir örnegidir.
Anavatanda kalanlar 1917 Ekim devrimiyle Özerk Cumhuriyetler, özerk bölgeler şeklinde örgütlenmişlerdir.
Bugün itibariyle Cumhuriyetler bazında Rusya Federasyonunda yerlerini almaktadırlar.
Bizler Diaspora Çerkesleri olarak bulunduğumuz ülkelerin eğemen halkların kültürlerinde yok olmakla karşı karşıyayız. Asimilenin son kertesindeyiz.
"Çeşitlilik dünyanin zenginligi" denilsede kendi dilinde eğitimi, görsel yayını gibi olanakları devletce çözülememiş ve çözülmek istenmiyorsa bu bes milyon Diaspora Çerkesin yok olması demektir.
Uygar dünya yok oluşa seyirci kalmıyacaklarına inaniyoruz.
1864 sürgününü benzerı olayları yaşamamak için her türlü provokativ yaklaşımlara anavatan ve diasporasının itibar etmemesi gerekmektedir.
Başta gelişmiş ülkelerin, çıkar amaçli provokativ yaklaşımları, sorunları beraberinde getirdiklerini bilmelerini istiyoruz. Hiç bir çıkar amaçlı provokativ yaklaşım sorunları çözememis bilakis çözümü mümkün olmayan sorunlar yaratmıstır. Tarih örneklerle doludur.
Bu bağlamda tüm dünya ülkelerini aklıselim, çagdaş, insanların insanca yaşayabilecegi politika üretmeye davet ediyoruz.
Çagımızın bu gününde insanları yok eden silah sanayi yerleri değil, insani insan eden yerler açılmalı, barış - kardeşlik - hoş görü yaşadıgımız yer kürenin silahı olmalıdır.
Bizler Çerkes halkı olarak savaşın ne olduğunu, sonuçta ki trajedinin insanlarda yarattıgı olumluzlukları çok iyi bilenler olarak. Silahsız, kinsiz, düşmansız, korkusuz, barış - sevgi - kardeşlik dolu, çocukların, annelerin, babaların sevinç gözyaşların olduğu, onurlu bir dünyayı kurma, başta politikacılar olmak üzere tüm insanları davet ediyoruz, bekliyoruz.
Yaşadığımız yer küresi buna layık, geç kalmadan beraberce.......
HEY MARJE
Avrupa Çerkes Kültür Dernekleri Federasyonu
Mayıs 2007